Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesi uyarınca enflasyon düzeltmesi en son 2004 yılında yapılmış olup, bu tarihten sonra anılan maddenin aradığı şartlar oluşmadığı için mükelleflerin kayıtlarında yer alan iktisadi kıymetler tarihi maliyetle kalmıştır. Bu durum bilanço esasında defter tutan mükelleflerin kayıtlarında yer alan taşınmazların satışında fiktif kârların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bahsedilen sorunun çözümü kapsamında 7144 sayılı Kanun’un 5’inci maddesiyle, bilanço esasına göre defter tutan tam mükellef gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin kayıtlarında yer alan taşınmazlarının değerlerinin Yİ-ÜFE değerindeki artış oranı dikkate alınarak yeniden belirlenebilmesine imkân sağlanmaktadır.

Açıklamasıİndir
Makale
VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

Necmettin Gündüz Vergi müfettişi

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesi uyarınca enflasyon düzeltmesi en son 2004 yılında yapılmış olup, bu tarihten sonra anılan maddenin aradığı şartlar oluşmadığı için mükelleflerin kayıtlarında yer alan iktisadi kıymetler tarihi maliyetle kalmıştır. Bu durum bilanço esasında defter tutan mükelleflerin kayıtlarında yer alan taşınmazların satışında fiktif kârların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bahsedilen sorunun çözümü kapsamında 7144 sayılı Kanun’un 5’inci maddesiyle, bilanço esasına göre defter tutan tam mükellef gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin kayıtlarında yer alan taşınmazlarının değerlerinin Yİ-ÜFE değerindeki artış oranı dikkate alınarak yeniden belirlenebilmesine imkân sağlanmaktadır.

  • 5520 Sayılı Kanunun 12’nci maddesinin (7) numaralı fıkrası ile borç veren kurumlar için bazı koşullarda altında düzeltme hakkı tanınmıştır. Bu hak ile hem mükerrer vergilendirmeyi önleme hem de cezalandırma ile karşılaşılmadan işlemlerin düzeltilmesine olanak sağlanmaktadır. Ancak, bunun yapılabilmesi için Kanun koyucu önemli bir sınırlama ve koşul getirmiştir. Bu koşul, düzeltmenin yapılabilmesi için örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şartıdır. Bahsedilen şart gerçekleşmeden borç veren, nezdinde yapılacak bir düzeltme işlemi sebepsiz yere hazinenin vergi olacaktır. Yine söz konusu şartın gerçekleşmemesi nedeniyle vergilendirme işlemlerinde mükellefler arasında adaletsizliğe ve eşitsizliğe yol açılmış olacaktır.

  • Hiç yorum bulunmuyor..