Türkiye’de muhasebecilik mesleğinin belirli bir standarda kavuşturulması, mükellef ile kamu idaresi arasında köprü kurulması ve mükellef ile devlet bakımından işbirliği ve güven ortamının sağlanması gerekçesiyle kabul edilen 3568 Sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile ihdas edilen meslek unvanlarından biri olan Yeminli Mali Müşavirlik Müessesesi 1989 yılından bu yana Türk vergi denetimine ilişkin bazı yetkilerin paylaşıldığı bir birim olarak varlığını sürdürmektedir. Tali nitelikli, vergi denetimine yardımcı bir unsur olarak ihdas edilen yeminli mali müşavirlik müessesine tanınan yetkilere ve pratik uygulamalara bakıldığında, bazı hususlarda kamu vergi denetimini gölgede bırakacak cazip bir yapının ortaya çıktığı görülebilecektir. Vergi denetiminde etkinlik unsuru dikkate alındığında yeminli mali müşavirlik mesleğinin vergi denetim elemanları ve dolaylı olarak vergi denetimi üzerinde bıraktığı etki önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.

VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

Şakir VEZİROĞLU Vergi Müfettişi

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • Türkiye’de muhasebecilik mesleğinin belirli bir standarda kavuşturulması, mükellef ile kamu idaresi arasında köprü kurulması ve mükellef ile devlet bakımından işbirliği ve güven ortamının sağlanması gerekçesiyle kabul edilen 3568 Sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile ihdas edilen meslek unvanlarından biri olan Yeminli Mali Müşavirlik Müessesesi 1989 yılından bu yana Türk vergi denetimine ilişkin bazı yetkilerin paylaşıldığı bir birim olarak varlığını sürdürmektedir. Tali nitelikli, vergi denetimine yardımcı bir unsur olarak ihdas edilen yeminli mali müşavirlik müessesine tanınan yetkilere ve pratik uygulamalara bakıldığında, bazı hususlarda kamu vergi denetimini gölgede bırakacak cazip bir yapının ortaya çıktığı görülebilecektir. Vergi denetiminde etkinlik unsuru dikkate alındığında yeminli mali müşavirlik mesleğinin vergi denetim elemanları ve dolaylı olarak vergi denetimi üzerinde bıraktığı etki önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.

  • “1/926” esas numaralı “Katma Değer Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” 7104 sayılı Kanun numarası ile Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tasarının esas numarası ilginç bir tevafuka işaret ediyor. Bu esas numarası bizi 1926 yılına götürmektedir. Yazımızın konusu, 1926 yılında kabul edilen 735 sayılı Umumi İstihlak Vergisi Hakkında Kanun’da yapılan bir değişiklik ile 3065 sayılı KDV Kanununu değiştiren 7104 sayılı Kanunda yer verilen “hâsılat esaslı vergileme” konusundaki değişiklik arasında bağlantı kurarak, her iki değişikliğin gerekçelerini karşılaştırmak ve tarihi tecrübenin bize neler söylediğini ortaya koymaktır.

  • Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesine yönelik vergisel teşvikleri belirleyen yasal düzenlemelerin her birinin kendi içinde bazı ölçütleri bulunmaktadır. Ar-Ge çalışması yapan işletmeler için esas mevzu, hangi kapsamda teşvikten yararlanılacağının belirlenmesinden sonra bu teşvikin uygulamasının nasıl yapılacağıdır. Uygulamada, yararlanılan yasanın hangi vergi türlerini kapsadığı, indirim mi yoksa istisna kapsamında mı olduğu önemlidir. Ar-Ge çalışmalarına ilişkin vergi teşvikleri söz konusu olduğunda Teknoloji Geliştirme Bölgeleri için öngörülen teşviklerin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin istisnaya tabi kazançlarının doğru şeklide tespiti ve beyanlarının nasıl verileceği önem arz etmektedir.

  • Hiç yorum bulunmuyor..