Ülkemizde de dünyanın birçok yerinde olduğu gibi spor müsabakaları, özellikle de futbol ve basketbol oldukça popülerdir. Bu kapsamda spor kulüpleri de bu popülerliği canlı tutabilmek ve sportif başarı elde etmek adına birçok sporcu transfer etmekte ve ciddi maliyetler yüklenmekteler. Bu kapsamda gerçekleştirilen transferlerin neredeyse tamamı döviz olarak yapılmaktadır. Bu durumda zaten iyi finansal göstergeleri olmayan kulüplerin sadece kur farkları nedeniyle bile yıldan yıla borç yüklerinin artmasına sebep olmakta ve sportif başarı hayali finansal başarısızlıklara kurban edilmektedir. Bu kapsamda çalışmamızda bazı kanuni değişiklikler ile kulüplerin daha öngörülebilir finansal tablolar edinmelerinin mümkün olduğuna değinmeye ve çözüm önerileri sunmaya çalışacağız.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.

VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

Vergi Müfettişi

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • Ülkemizde de dünyanın birçok yerinde olduğu gibi spor müsabakaları, özellikle de futbol ve basketbol oldukça popülerdir. Bu kapsamda spor kulüpleri de bu popülerliği canlı tutabilmek ve sportif başarı elde etmek adına birçok sporcu transfer etmekte ve ciddi maliyetler yüklenmekteler. Bu kapsamda gerçekleştirilen transferlerin neredeyse tamamı döviz olarak yapılmaktadır. Bu durumda zaten iyi finansal göstergeleri olmayan kulüplerin sadece kur farkları nedeniyle bile yıldan yıla borç yüklerinin artmasına sebep olmakta ve sportif başarı hayali finansal başarısızlıklara kurban edilmektedir. Bu kapsamda çalışmamızda bazı kanuni değişiklikler ile kulüplerin daha öngörülebilir finansal tablolar edinmelerinin mümkün olduğuna değinmeye ve çözüm önerileri sunmaya çalışacağız.

  • Katma Değer Vergisi’nde harcamada yaratılan değerlerin vergilendirilmesi ve vergi mükerrerliğinin önlenmesi ancak mal ve hizmet satanlar ile bu mal ve hizmeti satın alanlar arasında sağlam bir belge düzeninin kurulması ile sağlanabilir. Katma Değer Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanunda yer alan düzenlemelerde bu amaca yöneliktir. Ancak indirim mekanizmasının uygulanmasında kanuna yönelik yorum farkları nedeniyle çelişkiler doğabilmektedir.Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belgelerde yer alan KDV’ nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı açısından da durum bu şekildedir. İnceleme elemanlarının konuya yaklaşımı ve konuya ilişkin yorumlarında farklılık görülmektedir. Rapor Değerlendirme Komisyonlarının da konuya ilişkin tam bir mutabakat için de olmadıkları görülmektedir. Bu durum aynı gerekçelerle incelenen mükellefler hakkında farklı yaptırımların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Düzenlenen inceleme raporlarında bu husus açık bir biçimde görülmektedir. Çalışmamızın amacı bu konuda uygulamada yer alan farklılıklara değinmek ve açıklık getirmeye çalışmaktır.

  • Kurumlar Vergisi Kanunu?nda da kooperatifler, verginin mükelleflerinden biri olarak sayılmışlardır. Kuruluşunda ekonomik olmaktan çok sosyal bir amacın hakim olduğu görülen kooperatiflerin kazançlarının vergiye tabi tutulmasının altında yatan temel gerekçe, ekonomide haksız rekabetin önlenmesidir. Kanun koyucu, bir taraftan yeni Kanunun daha ilk maddesinde kooperatifleri kurumlar vergisi mükellefi olarak belirlerken, diğer taraftan da, bunlardan belirlenen koşulları taşıyanları kurumlar vergisinden muaf tutmuştur. Yapı kooperatifleri açısından KDV kanunu da teşvik amaçlı tedbirler almıştır. Ancak yıllar itibariyle değişikliklere yer verilmiştir. Çalışmamızda bu konulara değinmek ve dağınık olan vergisel hükümleri toparlamaya çalışacağız.

  • Hiç yorum bulunmuyor..