İşletmeler; ticari ilişkileri nedeniyle bazen faaliyet konularına girmeyen ya da kısmen ilgilendirmeyen harcamaları yapıp, bu harcamaları ilgilisinden tahsil etme yoluna giderler. Buradaki maksat, zaman kazanmak ya da işletmenin o alandaki büyüklüğünden/uzmanlığından yararlanmaktır. Gerçekleştirilen harcama tutarlarını ve, ilgili KDV’yi ihtiva eden fatura, harcamayı yapan işletme adına düzenlenir, harcama tutarı yasal kayıtlara gider olarak intikal ettirilir, varsa KDV tutarı ise indirim olarak dikkate alınır. Masraf aktarımı müessesesi ise bundan sonraki aşamada ortaya çıkar. Harcamayı yapan işletme, ticari hayatta yansıtma faturası olarak bilinen, Vergi Usul Kanunu’nda sınırları çizilen ve tanımı yapılan faturanın genel şartlarına haiz olan bir belge ile tutarları değiştirmeden harcamanın asıl yükümlüsüne aktarır, tahsil ettiği bu harcama tutarlarını ise yasal defterlerine gelir kaydeder. Daha önceden indirim olarak dikkate aldığı KDV tutarını ise hesaplanan KDV olarak faturada gösterir ve beyan eder.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.

VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

Hüseyin Uçar Vergi Müfettiş Yardımcısı

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • 6102 sayılı Kanun ile ultra vires ilkesinden vazgeçilmiş ve şirketlerin ana sözleşmelerinde yer almayan işletme konularında bile iş ve işlemlerde bulunabilmelerinin önü açılmıştır. Şirketler, Mezkûr Kanun öncesinde sadece ana sözleşmelerinde yer alan işletme konularında faaliyet sürebiliyorlarken başkaca bir işletme konusunda faaliyet sürmek için ana sözleşmelerinde ve ticaret unvanlarında değişiklik yapmaları gerekiyordu. Mezkûr Kanun ile bu gereklilikler ortadan kaldırılmıştır. Yetkili organca bu hususa yönelik alınacak bir karar yeterli olacaktır. Ancak bu serbestlik, işletmelerin ana faaliyet konularının tayininde bazı sorunları beraberinde getirmiştir. 6102 sayılı Kanun öncesinde, bir şirketin ana faaliyet konusunun tespiti esnasında sadece ana sözleşmesinde yer alan hükümlere bakmak yeterli olurken Mezkûr Kanun sonrasında, şirketlerin fiili işletme konularının irdelenmesi ve buna yönelik bir değerlendirmenin yapılması uygun düşecektir.

  • İşletmeler; ticari ilişkileri nedeniyle bazen faaliyet konularına girmeyen ya da kısmen ilgilendirmeyen harcamaları yapıp, bu harcamaları ilgilisinden tahsil etme yoluna giderler. Buradaki maksat, zaman kazanmak ya da işletmenin o alandaki büyüklüğünden/uzmanlığından yararlanmaktır. Gerçekleştirilen harcama tutarlarını ve, ilgili KDV’yi ihtiva eden fatura, harcamayı yapan işletme adına düzenlenir, harcama tutarı yasal kayıtlara gider olarak intikal ettirilir, varsa KDV tutarı ise indirim olarak dikkate alınır. Masraf aktarımı müessesesi ise bundan sonraki aşamada ortaya çıkar. Harcamayı yapan işletme, ticari hayatta yansıtma faturası olarak bilinen, Vergi Usul Kanunu’nda sınırları çizilen ve tanımı yapılan faturanın genel şartlarına haiz olan bir belge ile tutarları değiştirmeden harcamanın asıl yükümlüsüne aktarır, tahsil ettiği bu harcama tutarlarını ise yasal defterlerine gelir kaydeder. Daha önceden indirim olarak dikkate aldığı KDV tutarını ise hesaplanan KDV olarak faturada gösterir ve beyan eder.

  • Hiç yorum bulunmuyor..