Gelir vergisi, en az geçim indirimi, artan oranlılık, ayrım ilkesi ve istisna ve muafiyetlerin uygulandığı ve böylece verginin kişiselleştirilip mükellefin ödeme gücünü en iyi kavrayan vergi olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda dolaysız bir vergi olan gelir vergisinin toplam vergi gelirleri içinde payı ne kadar yüksek ise vergilemede adalete o oranda ulaşılabilecektir. Ancak bu durum gelir vergisinin kendi yapısının adil olduğunu göstermemektedir. Gelir vergisi unsurları arasındaki vergilemede yaşanan adaletsizlik gelir vergisinin vergi adaletini sağlama fonksiyonundan uzaklaşmasına neden olabilmektedir.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.

VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

Ramazan Armağan* Murat İçmen** Manisa Celal Bayar Üniversitesi Prof. Dr.*Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • Gelir vergisi, en az geçim indirimi, artan oranlılık, ayrım ilkesi ve istisna ve muafiyetlerin uygulandığı ve böylece verginin kişiselleştirilip mükellefin ödeme gücünü en iyi kavrayan vergi olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda dolaysız bir vergi olan gelir vergisinin toplam vergi gelirleri içinde payı ne kadar yüksek ise vergilemede adalete o oranda ulaşılabilecektir. Ancak bu durum gelir vergisinin kendi yapısının adil olduğunu göstermemektedir. Gelir vergisi unsurları arasındaki vergilemede yaşanan adaletsizlik gelir vergisinin vergi adaletini sağlama fonksiyonundan uzaklaşmasına neden olabilmektedir.

  • Hiç yorum bulunmuyor..