Kurumlar Vergisi Kanununda yer alan “örtülü sermaye uygulaması” vergi güvenlik müesseselerinden biridir. Örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz vb. ödemeler ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olmadığından gerek Gelir Vergisi gerekse Kurumlar Vergisi Kanunları açısından ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınamamaktadır. Örtülü sermayeye ilişkin faiz vb. ödemeler hem borç alan hem de borç veren nezdinde düzeltme işlemine tabi olacaktır. Borç veren tarafından yapılacak düzelmelerde, öncelikle borç alan tarafın işlemlerinin düzeltilmiş olması ve bu düzeltmeye istinaden tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması gerekmektedir. Ayrıca bu iki şartın yanında borç alanın zamanaşımı süresi içinde düzeltme talebinde bulunmuş olması da gerekmektedir.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.

VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

Serkan KURT Vergi Müfettişi, Hazine ve Maliye Bakanlığı

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • Kurumlar Vergisi Kanununda yer alan “örtülü sermaye uygulaması” vergi güvenlik müesseselerinden biridir. Örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz vb. ödemeler ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olmadığından gerek Gelir Vergisi gerekse Kurumlar Vergisi Kanunları açısından ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınamamaktadır. Örtülü sermayeye ilişkin faiz vb. ödemeler hem borç alan hem de borç veren nezdinde düzeltme işlemine tabi olacaktır. Borç veren tarafından yapılacak düzelmelerde, öncelikle borç alan tarafın işlemlerinin düzeltilmiş olması ve bu düzeltmeye istinaden tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması gerekmektedir. Ayrıca bu iki şartın yanında borç alanın zamanaşımı süresi içinde düzeltme talebinde bulunmuş olması da gerekmektedir.

  • Gümrük antreposunda; ithal edilen malın/ eşyanın hem yurt içine hem de yurt dışına satışı mümkündür. Söz konusu malın/eşyanın yurt dışına satışı transit ticaret olarak değerlendirilmektedir. İthal edilen malın/eşyanın gümrük antreposunda devir faturası düzenlemek suretiyle yurt içine satışının Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi beyanlarına yansıtılması açısından farklılıkları vardır. Kurum kazancı hem yurt içi hem de yurt dışı kazançların tamamı üzerinden vergilendirileceğinden gümrük antreposunda gerçekleştirilen devir işleminde elde edilecek kazanç her durumda kurum kazancına eklenmelidir. Gümrük Kanununa göre: Gümrük antreposu Türkiye Cumhuriyeti toprakları içinde sayıldığından, gümrük antreposunda gerçekleştirilen devir işlemi Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamında değerlendirilmektedir. Ancak bu işlemler katma değer vergisinin konusuna girmekle birlikte, anılan Kanun?un ithalat istisnasını düzenleyen 16?ncı maddesinin 1-c fıkrası gereğince vergiden müstesna edilmiştir. Dolayısıyla antrepoda devir işlemleri kurumlar vergisine tabi olurken, katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

  • 362 Sıra No?lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde; bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi (5.000 TL) aşan mal ve hizmet alışlarını/satışlarını Form Ba-Bs ile bildirimde bulunmak zorunda olduğu belirtilmiştir. Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin tüm alış ve satışları belirtilen hadlerin altında kalması halinde bile Form Ba-Bs bildirim formlarını aylık dönemler halinde elektronik ortamda göndermeleri zorunludur. Bu durum dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler için de geçerlidir. Adi ortaklıklarda; Form Ba-Bs?ler ortaklığın kimlik numarası adına bildirilmesi gerekmektedir. Bildirimde bulunulmaması halinde uygulanacak cezai müeyyide ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355?inci maddesine göre özel usulsüzlük cezasıdır. Uygulanacak cezai müeyyideye ilişkin mükelleflere önceden yazılı bildirim yapılması da gerekmemektedir.

  • Hiç yorum bulunmuyor..