7194 sayılı Kanun’un 15’inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 86’ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendin (b) alt bendinde yapılan değişiklikle birlikte mevcut düzenlemeye ilave olarak 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere mükelleflerin tevkifat yapılmak suretiyle tek veya birden fazla işverenden aldıkları ücretlerinin toplamının 103’üncü maddede yazılı vergi tarifesinin dördüncü gelir diliminde belirtilen tutarı aşması halinde bu ücret gelirlerinin tamamının yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi esası getirilmiştir. 7194 sayılı Kanunla yapılan değişikli ve ücret gelirlerinin vergilendirilmesine ilişkin açıklamaların yer aldığı 311 seri No.lu Gelir Vergisi Genel tebliğinde yapılan değişikliğe istinaden beyan edilmesi gereken ücret gelirlerinin Gelir Vergisi Kanunu’nun 86/1-cmaddesinde yer alan vergiye tabi gelir toplamına dahil edilmeyeceği belirtilmiştir.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.

VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

Hakan DEĞİRMENCİ Vergi Müfettişi, Hazine ve Maliye Bakanlığı

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • 7194 sayılı Kanun’un 15’inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 86’ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendin (b) alt bendinde yapılan değişiklikle birlikte mevcut düzenlemeye ilave olarak 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere mükelleflerin tevkifat yapılmak suretiyle tek veya birden fazla işverenden aldıkları ücretlerinin toplamının 103’üncü maddede yazılı vergi tarifesinin dördüncü gelir diliminde belirtilen tutarı aşması halinde bu ücret gelirlerinin tamamının yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi esası getirilmiştir. 7194 sayılı Kanunla yapılan değişikli ve ücret gelirlerinin vergilendirilmesine ilişkin açıklamaların yer aldığı 311 seri No.lu Gelir Vergisi Genel tebliğinde yapılan değişikliğe istinaden beyan edilmesi gereken ücret gelirlerinin Gelir Vergisi Kanunu’nun 86/1-cmaddesinde yer alan vergiye tabi gelir toplamına dahil edilmeyeceği belirtilmiştir.

  • KDV tevkifatında öncelikli amaç; devletin, belirli teslim ve hizmetlere ilişkin KDV alacağını işleme muhatap olan belirli mükellefler aracılığıyla önceden güvence altına almak istemesidir. Bilindiği üzere KDV Genel Uygulama Tebliğinde; “Tevkifata Tabi İşlemler” düzenlenmiş ve KDV tevkifatı, tam tevkifat ve kısmi tevkifat olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Kısmi tevkifata tabi işlemler ise KDV Genel Uygulama Tebliği’nde ayrı ayrı açıklanmış olup bu teslim ve hizmetlerden bir tanesi de servis taşımacılığı hizmetidir. Bu kapsamda kısmi tevkifata tabi olarak yürütülen servis taşımacılığı faaliyetlerinde 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli cetvellerde sayılmayan bir idare, kurum ve kuruluşun servis taşımacılığı hizmet alım ihalesini alan firma, servis taşımacılığı hizmetini gerek kapasite yetersizliği gerekse iş yoğunluğu vb. sebeplerle fiilen ifa etmeyerek alt mükelleflere devretmektedir. Burada söz konusu hizmet makalemizde açıklanacağı üzere servis taşımacılık hizmeti yerine aracılık hizmeti kapsamında değerlendirilecek olup aracılık hizmetlerine ilişkin KDV tevkifatı ve KDV iade işlemlerinin nasıl yapılacağına bu çalışmamızda yer verilmiştir.

  • ÖZ Türkiye’de ihracat; döviz girdisi ve buna bağlı olarak dış ticaret dengesini pozitif yönde etkilemesi açısından önem arz etmektedir. Türkiye’de ihracatçıların uluslararası alanda rekabet edebilmelerini sağlamak, pazar payını artırmak, ihracata yöneltmek veya ihracatı artırmak ve buna bağlı olarak da döviz girdisi neticesinde ülkenin dış ticaret dengesine pozitif yönde katkı vermesi amacıyla ihracatçılar için çeşitli teşvik unsurları mevcuttur. Bu teşvik unsurlarından bir tanesi ihracatta KDV istisnası ve buna bağlı olarak yüklenilen vergilerin indirim yoluyla telafi edilememesi halinde iadesidir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre yurt dışına yapılan ihracat teslimleri vergiden istisna edilmiş olup bu işlemler nedeniyle yüklenilen vergiler indirim yoluyla telafi edilememesi halinde mükelleflere iade edilmektedir. İhraç edilmek amacıyla gönderilen ürünün Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkmadan önce ve çıktıktan sonra zayi olması halinde, ihracat teslimleri nedeniyle indirim yoluyla telafi edilemeyen yüklenilen KDV’nin iadesinin alınıp alınamayacağı ortaya konulacaktır.

  • Hiç yorum bulunmuyor..