Sermaye şirketi olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketin varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacaklar ile vergi cezaları, yasal ödevleri yerine getirmeyen kanuni temsilcilerin varlıklarından alınmaktadır. Limited şirket ortakları da, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi ve buna bağlı alacaklar ile vergi cezalarından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu tutulmaktadır. Sermaye şirketinin kanuni temsilcisi ile limited şirket ortağının, şahsi mal varlıklarından ödedikleri şirkete ait vergi ve buna bağlı alacaklar ile vergi cezaları için rücu hakkı bulunmaktadır. Bu çalışmada, sermaye şirketinin malvarlığından alınamayıp kanuni temsilci ve limited şirket ortağının şahsi varlıklarından tahsili cihetine gidilen vergi ve buna bağlı alacaklar ile vergi cezaları için kanuni temsilci ve ortakların sahip oldukları rücu hakkı, Danıştay ve Yargıtay kararları ışığında, ele alınmaktadır.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.

VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

Soner ALTAŞ Dr. Başmüfettiş, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • Türk Ticaret Kanunu?nda holding şirketlere kanuni yedek akçeler kısmında tek bir yerde değinilmiştir. Yasada yer alan bu hükmün amacı ise, holding şirketlerin yedek akçeler konusundaki durumunu düzenlemek ve holdinglere bu konuyla ilgili olarak maddenin hangi hükümlerinin uygulanmayacağını göstermek olup; Ticaret Kanununda holding şirketlere uygulanacak hükümler konusunda bir düzenlemeye gidilmemiştir. Mevzuattaki bu boşluğa rağmen, ülkemizde, holding şirket uygulaması geçen yarım asır içerisinde hatırı sayılır bir seviyeye ulaşmıştır. Halihazırda ülkemizde sadece anonim şirket statüsünde ve saf holding kuruluşuna izin verilmektedir. Uygulamada holding şirket ortakları ve yöneticileri tarafından fazlaca bilinmediğini ve hatta hiç duyulmadığını tahmin ettiğimiz, ülkemizdeki ilk holdingden daha yaşlı olan ve holding şirketlere birtakım istisna ve muaflık tanıyan bir yasa bulunmaktadır. Bu çalışmada, halihazırda yürürlükte olan 86 sayılı Yasa ile holding şirketlere tanınan muafiyet ve istisnalar üzerinde durulmaktadır.

  • Sermaye şirketi olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketin varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacaklar ile vergi cezaları, yasal ödevleri yerine getirmeyen kanuni temsilcilerin varlıklarından alınmaktadır. Limited şirket ortakları da, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi ve buna bağlı alacaklar ile vergi cezalarından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu tutulmaktadır. Sermaye şirketinin kanuni temsilcisi ile limited şirket ortağının, şahsi mal varlıklarından ödedikleri şirkete ait vergi ve buna bağlı alacaklar ile vergi cezaları için rücu hakkı bulunmaktadır. Bu çalışmada, sermaye şirketinin malvarlığından alınamayıp kanuni temsilci ve limited şirket ortağının şahsi varlıklarından tahsili cihetine gidilen vergi ve buna bağlı alacaklar ile vergi cezaları için kanuni temsilci ve ortakların sahip oldukları rücu hakkı, Danıştay ve Yargıtay kararları ışığında, ele alınmaktadır.

  • Türk Vergi Hukuku’nda kanuni temsilcilerin şirketin ödenmeyen vergi ve buna bağlı borçlar ile vergi cezalarına ilişkin sorumluluğu hem 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda hem de 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir. Ancak, mezkûr yasaların ilgili maddelerinde kanuni temsilcilerin tanımı yapılmadığı gibi kapsamına kimlerin girdiği de açık bir şekilde belirtilmemiştir. Türk Vergi Hukukundaki kanuni temsilci kavramına karşılık olarak İngiliz Hukukunda yönetici kavramı yer almakta ve bu kavramın alt unsurlarından birisini de gölge yönetici oluşturmaktadır. Bu çalışmada, İngiltere’deki anonim ile limited şirketlerin yönetim yapılarına değindikten sonra şirketten tahsil edilemeyen vergi ve sair yükümlülüklerde sorumluluğuna gidilecek olan “yönetici” ve “gölge yönetici” kavramları ele alınmakta ve anılan kavramların Türk Vergi Hukukundaki “kanuni temsilci” kavramı ile karşılaştırması yapılmaktadır.

  • Hiç yorum bulunmuyor..