Ekonomik büyümenin ana öğelerinden biri olan enerji, aynı zamanda insanlığın olmazsa olmaz gereksinimlerinden birisidir. Artan dünya nüfusu ve meydana gelen endüstriyel gelişmeler, bir yandan küresel enerji talebini arttırırken, diğer yandan fosil esaslı geleneksel enerji rezervlerini azaltmaktadır. Ayrıca fosil yakıtların çevreye zarar vermesi ve yetersiz rezerv sahibi ülkeleri dışa bağımlı hale getirmesi ilgiyi yenilenebilir enerji kaynaklarına çekmektedir. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji kaynaklarından rüzgâr enerjisi üretimi ve kullanımı son yıllarda hızlı bir gelişme göstermiştir. Böylece söz konusu yeni nesil enerji kaynağı, pek çok ülkede hem kullanılır hem de teşvik edilir hale gelmiştir. Ülkemiz, yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitliliği ve potansiyeli açısından hayli zengin bir yapıya sahiptir. Bu durum ise ülkemizde yenilenebilir enerji alanında yeni bir sektörün doğmasına neden olup, yatırımcılar için cazip bir fırsat teşkil etmektedir. Bilindiği üzere yatırımcının birincil amacı kar elde etmek ve elde edeceği bu karı maksimum düzeyde tutmaktır. Bu bağlamda işletmeler için avantajlı bir gider kalemi olan amortisman, yenilenebilir enerji yatırımları için kritik bir öneme sahip olmaktadır. Bu nedenle çalışmamızda rüzgar enerji santrallerindeki amortisman uygulaması irdelenecek ve bu hususla ilgili olarak bir çözüm önerisi getirilecektir.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.

VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

Yiğit YILDIZ Vergi Müfettiş Yardımcısı, Hazine ve Maliye Bakanlığı

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • Ekonomik büyümenin ana öğelerinden biri olan enerji, aynı zamanda insanlığın olmazsa olmaz gereksinimlerinden birisidir. Artan dünya nüfusu ve meydana gelen endüstriyel gelişmeler, bir yandan küresel enerji talebini arttırırken, diğer yandan fosil esaslı geleneksel enerji rezervlerini azaltmaktadır. Ayrıca fosil yakıtların çevreye zarar vermesi ve yetersiz rezerv sahibi ülkeleri dışa bağımlı hale getirmesi ilgiyi yenilenebilir enerji kaynaklarına çekmektedir. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji kaynaklarından rüzgâr enerjisi üretimi ve kullanımı son yıllarda hızlı bir gelişme göstermiştir. Böylece söz konusu yeni nesil enerji kaynağı, pek çok ülkede hem kullanılır hem de teşvik edilir hale gelmiştir. Ülkemiz, yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitliliği ve potansiyeli açısından hayli zengin bir yapıya sahiptir. Bu durum ise ülkemizde yenilenebilir enerji alanında yeni bir sektörün doğmasına neden olup, yatırımcılar için cazip bir fırsat teşkil etmektedir. Bilindiği üzere yatırımcının birincil amacı kar elde etmek ve elde edeceği bu karı maksimum düzeyde tutmaktır. Bu bağlamda işletmeler için avantajlı bir gider kalemi olan amortisman, yenilenebilir enerji yatırımları için kritik bir öneme sahip olmaktadır. Bu nedenle çalışmamızda rüzgar enerji santrallerindeki amortisman uygulaması irdelenecek ve bu hususla ilgili olarak bir çözüm önerisi getirilecektir.

  • İnsanlığın gelişimine yön veren buluşların belki de en önemlilerinden olan Internet, günümüzde nerdeyse her bireyin yaşamında yadsınamaz büyüklükte bir yer tutmaktadır. Bilişim teknolojilerinde ortaya çıkan yenilikler ilgiyi internet üzerinde toplamakta ve toplumların internet kullanım sürelerinin giderek artmasına yol açmaktadır. İnsan hayatının her alanında devrim niteliğinde değişikliklere neden olan internet, böylece bireylerin tüketim alışkanlıklarından geleceğe dönük beklentililerine değin hayatın kurallarını âdeta yeniden yazmaya başlamıştır. Hatta bu durum yeni ekonomilerin doğmasına da yol açmaktadır. Dijital çağın yeni bir ürünü “Gig Ekonomisi” bu bağlamda güzel bir örnektir. Bu çalışmada “Gig Ekonomisi”nin işleyişi irdelenecek ve vergilemede karşılaşılması muhtemel sorunlara yer verilecektir.

  • Teknolojik gelişme, sağladığı verimlilik artışı nedeniyle istikrarlı ekonomik büyümeyi ve ilerleyen aşamalarda kalkınmayı beraberinde getirmektedir. Belirli ekonomik ve sosyal amaçlara ulaşmak isteyen devletlerse teknolojik buluşları vergisel teşviklerle desteklemektedir. Ülkemizde de yeni teknolojik buluşların, ürünlerin ortaya çıkması ve Türkiye’nin teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna gelmesi amacıyla çeşitli maliye politikası araçları kullanılmaktadır. Bu bağlamda teknolojik altyapının geliştirilmesi adına gerekli desteklerin temin edilebilmesi için 4691 sayılı Kanun ile belirli indirim, istisna, teşvikler ve destekler uygulanmıştır. Ayrıca 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 20’nci maddesi ile teknoparklarda üretilen bazı yazılımların teslim ve hizmetine ilişkin Katma Değer Vergisi (KDV) istisnası getirilmiştir. Ancak teknolojik buluşların vücuda getirilmesinde önemli bir payı olan gömüözendirillü yazılımların istisna kapsamında olup olmadığı açık değildir. Bu çalışmada gömülü yazılımların Katma Değer Vergisi Kanunu karşısındaki durumu analiz edilecek, mevcut yasal boşluğun giderilmesi adına çözüm önerileri getirilecektir.

  • Hiç yorum bulunmuyor..