Ekonomik büyümenin ana öğelerinden biri olan enerji, aynı zamanda insanlığın olmazsa olmaz gereksinimlerinden birisidir. Artan dünya nüfusu ve meydana gelen endüstriyel gelişmeler, bir yandan küresel enerji talebini arttırırken, diğer yandan fosil esaslı geleneksel enerji rezervlerini azaltmaktadır. Ayrıca fosil yakıtların çevreye zarar vermesi ve yetersiz rezerv sahibi ülkeleri dışa bağımlı hale getirmesi ilgiyi yenilenebilir enerji kaynaklarına çekmektedir. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji kaynaklarından rüzgâr enerjisi üretimi ve kullanımı son yıllarda hızlı bir gelişme göstermiştir. Böylece söz konusu yeni nesil enerji kaynağı, pek çok ülkede hem kullanılır hem de teşvik edilir hale gelmiştir. Ülkemiz, yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitliliği ve potansiyeli açısından hayli zengin bir yapıya sahiptir. Bu durum ise ülkemizde yenilenebilir enerji alanında yeni bir sektörün doğmasına neden olup, yatırımcılar için cazip bir fırsat teşkil etmektedir. Bilindiği üzere yatırımcının birincil amacı kar elde etmek ve elde edeceği bu karı maksimum düzeyde tutmaktır. Bu bağlamda işletmeler için avantajlı bir gider kalemi olan amortisman, yenilenebilir enerji yatırımları için kritik bir öneme sahip olmaktadır. Bu nedenle çalışmamızda rüzgar enerji santrallerindeki amortisman uygulaması irdelenecek ve bu hususla ilgili olarak bir çözüm önerisi getirilecektir.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.

VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

Yiğit YILDIZ Vergi Müfettiş Yardımcısı, Hazine ve Maliye Bakanlığı

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • Devletin mali alandaki en önemli yetkilerinden biri olan vergilendirme erki, devletin ülkesi üzerinde sahip olduğu egemenliğine dayanarak gerek toprakları üzerinde yaşayan gerekse uyruğunda bulunan herkesten vergi alma konusunda sahip olduğu hukuki ve fiili güç olarak tanımlanabilir. ?Devlet? anlayışında tarihsel süreç içerisinde meydana gelen değişiklikler, vergilendirme yetkisinin hukuki dayanağına da sirayetetmiş olup, günümüzde vergilendirme yetkisi, sosyal devlet, hukuk devleti ve demokrasi gibi kavramlarla birlikte telaffuz edilir olmuştur. Bu bağlamda vergilendirme yetkisi, günümüzde sınırsız, kontrolsüz bir erk olmayıp, hukuk devletini vücuda getiren ilkeler tarafından sınırlandırılmaktadır. Söz konusu ilkelerin başında ise hukuki güvenlik ilkesinin doğal bir sonucu olan kanunların geriye yürümezliği ilkesi gelmektedir.Bu çalışmada, 05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazete?de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun, Türk Vergi Sistemi ile ilgili bazı hükümleri, hukuki güvenlik ilkesi çerçevesinde irdelenecektir. Ayrıca, vergi kanunlarındaki geçmişe yürümeme ilkesi, Anayasa Mahkemesi kararları perspektifinde analiz edilecektir.

  • Kripto para, bilgi teknolojileri ve e-ticaret uygulamalarının kaydettiği ilerlemelere bağlı olarak ortaya çıkan, hiçbir merkezi otorite veya aracı kuruma bağlı olmadan işlem gören ve çeşitli şifreleme teknikleri ile emniyet altına alınan sanal para birimidir. Günümüzde küresel çapta 1300 den fazla sanal para türü olup en çok bilineni ise bitcoindir. Küresel ölçekte kripto paralara olan talep gün geçtikçe artmaktadır. Bu durum ise kripto paraların hukuki, ekonomik ve hatta siyasi açıdan analiz edilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmada kripto para sisteminin nasıl işlediğine, kripto paraların nasıl vergilendirileceğine ve son olarak Türk Ekonomi Yönetimi açısından yapılması gereken hususlara yer verilmiştir.

  • Dâhilde İşleme Rejimi (DİR), imalat sektöründeki işletmelerin uluslararası piyasalardaki rekabet gücünü artırmak, pazarlarını genişletmek ve ürün çeşitliliğini artırmak için dünya piyasa fiyatlarından hammadde temin etmelerine olanak sağlayan etkili bir gümrük rejimidir. Ülkemiz ihracatının neredeyse yarısı, dâhilde işleme rejimi ile yapılmaktadır. Bu nedenle dâhilde işleme rejimi, özellikle KDV bağlamında önemli vergisel teşviklerle desteklenmektedir. Bu çalışmada, dâhilde işlemi rejimindeki vergisel teşviklerin uygulanmasında karşılaşılan özellikli hususlar KDV Kanunu açısından değerlendirilecektir.

  • Hiç yorum bulunmuyor..