2016 yılında yasal zemine kavuşan, 2017 yılında yayımlanan tebliğ ile uygulamaya konulan izaha davet müessesesi, iki yılı aşkın bir süre tecrübe edildikten sonra 7194 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiştir. Mükelleflerin izahta bulunmaları gereken tarih ile beyanname verme ve ödeme sürelerinde değişikliğe gidilmiş ve süresinde verilen izahı değerlendirilme süresine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir. Diğer taraftan, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanmaya ilişkin ön tespitler için müesseseden yararlanabilecek mükellefler kitlesi genişletilmiş ve belli şartlar dahilinde bu mükelleflere yazı gönderme imkânı sunulmuştur. Bu çalışmada, izaha davet müessesesinde 7194 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler üzerinde değerlendirmelerimize yer verilmiştir.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.

VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

Bayram GÜLÇİÇEK Vergi Müfettişi, Hazine ve Maliye Bakanlığı

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • 2016 yılında yasal zemine kavuşan, 2017 yılında yayımlanan tebliğ ile uygulamaya konulan izaha davet müessesesi, iki yılı aşkın bir süre tecrübe edildikten sonra 7194 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiştir. Mükelleflerin izahta bulunmaları gereken tarih ile beyanname verme ve ödeme sürelerinde değişikliğe gidilmiş ve süresinde verilen izahı değerlendirilme süresine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir. Diğer taraftan, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanmaya ilişkin ön tespitler için müesseseden yararlanabilecek mükellefler kitlesi genişletilmiş ve belli şartlar dahilinde bu mükelleflere yazı gönderme imkânı sunulmuştur. Bu çalışmada, izaha davet müessesesinde 7194 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler üzerinde değerlendirmelerimize yer verilmiştir.

  • Kanuni temsilcilerin amme alacaklarından sorumluluğuna ilişkin yasal düzenleme içeren 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35'inci maddesinin beş ve altıncı fıkraları Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. İptal edilen ilk fıkra metni, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilcilerin farklı olması halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacağına ilişkindir. Diğer fıkra ise kanuni temsilcilerin sorumluluklarına dair Vergi Usul Kanununda yer alan hükümlerin, bu maddede düzenlenen sorumluluğu ortadan kaldırmayacağına ilişkindir. Çalışmamızda, bahse konu iki fıkrayı iptal eden anayasa mahkemesi kararının neticeleri üzerinde değerlendirmelerimize yer verilmiştir.

  • Çifte vergilendirme, vergiye tabi bir gelirin birden fazla ülkede vergi konusu olması, aynı gelirin hem elde edildiği ülkede hem de geliri elde edenin mukim (yerleşik) olduğu ülkede vergilendirilmesidir. Bu şekilde iki defa vergi almak, vergi adaletini ve eşitliğini bozmakta ve modern vergilendirme ilkelerine de ters düşmektedir. Ülkeler bu istenilmeyen durumu ortadan kaldırmak amacıyla aralarında vergi anlaşmaları yapmaktadırlar. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ile gelirin, ikamet veya kaynak ülkelerden yalnızca birinde vergilendirilmesi veya vergilendirme hakkının her iki ülke arasında bölüşülmesi konularında düzenlemeler yapılmakta ve bu yolla gelirin her iki ülkede birden vergilendirmesi engellenmektedir.

  • Hiç yorum bulunmuyor..