Dünya genelinde vergi gelirlerinin toplanmasından sorumlu olan Gelir İdarelerinin vatandaşlara ve mükelleflere sunduğu mükellef hizmetlerinde yüzyüze iletişimden sıfır iletişime doğru bir süreç yaşanmaktadır. Tüm dünyayı etkileyen Pandemi döneminde, Gelir İdarelerinin izlediği bu stratejinin ne kadar isabetli olduğu ortaya konmuş oldu. Son yıllarda mükellefi esas alan uygulamalara baktığımızda, Gelir İdaresinin bilgi işlem teknolojilerini kullanarak e-vergi uygulamalarını, internet vergi dairesi, hazır beyan sistemi, interaktif vergi dairesi ve vergi iletişim merkezi araçlarını da kullanmak suretiyle mükellef hizmetleri konusunda çok önemli mesafeler kat etmiştir. Ayrıca, kayıtdışı ekonomiyle mücadele konusunda Vergi İdaresinin koordinasyonunda yürütülen eylem ve yapılan düzenlemelere baktığımızda, toplumsal olarak kayıtdışılık konusunda var olan direncin gün geçtikçe azalmakta olduğu ve kayıtdışı ekonomi oranının her geçen yıl azaldığı ve kayıtlı ekonominin büyüdüğü gözlenmektedir. Kayıtdışı ekonomi oranındaki her birim azalış, uzun vadede Gelir İdaresinin topladığı vergi gelirlerini artıracaktır. Gelir İdaresi tarafından sunulan hizmetlerin mükellefler tarafından adil, tarafsız ve etkin olarak algılanması ve hizmetlerle ilgili mükelleflerin beklentilerinin karşılanması da son derece önemlidir.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.

VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

İmdat TÜRKAY Gelir İdaresi Grup Başkanı, Hazine ve Maliye Bakanlığı

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • Dünya genelinde vergi gelirlerinin toplanmasından sorumlu olan Gelir İdarelerinin vatandaşlara ve mükelleflere sunduğu mükellef hizmetlerinde yüzyüze iletişimden sıfır iletişime doğru bir süreç yaşanmaktadır. Tüm dünyayı etkileyen Pandemi döneminde, Gelir İdarelerinin izlediği bu stratejinin ne kadar isabetli olduğu ortaya konmuş oldu. Son yıllarda mükellefi esas alan uygulamalara baktığımızda, Gelir İdaresinin bilgi işlem teknolojilerini kullanarak e-vergi uygulamalarını, internet vergi dairesi, hazır beyan sistemi, interaktif vergi dairesi ve vergi iletişim merkezi araçlarını da kullanmak suretiyle mükellef hizmetleri konusunda çok önemli mesafeler kat etmiştir. Ayrıca, kayıtdışı ekonomiyle mücadele konusunda Vergi İdaresinin koordinasyonunda yürütülen eylem ve yapılan düzenlemelere baktığımızda, toplumsal olarak kayıtdışılık konusunda var olan direncin gün geçtikçe azalmakta olduğu ve kayıtdışı ekonomi oranının her geçen yıl azaldığı ve kayıtlı ekonominin büyüdüğü gözlenmektedir. Kayıtdışı ekonomi oranındaki her birim azalış, uzun vadede Gelir İdaresinin topladığı vergi gelirlerini artıracaktır. Gelir İdaresi tarafından sunulan hizmetlerin mükellefler tarafından adil, tarafsız ve etkin olarak algılanması ve hizmetlerle ilgili mükelleflerin beklentilerinin karşılanması da son derece önemlidir.

  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda gelirin kapsamı içinde yer alan yedi gelir unsurundan biri olan ücret geliri, gerek vergilendirme kapsamındaki kişi sayısı gerekse vergilendirme tekniği açısından diğer gelir unsurlarına göre ayrı bir yeri ve önemi bulunmaktadır. Çünkü ücret gelirinin genel vergilendirme şekli yıllık beyanname vermek suretiyle değil, nakten veya hesaben hizmet erbabına işverenler tarafından ücret ödemesinin yapıldığı anda tevkifat (kesinti) yapılarak olmaktadır. Vergi hukukunda bilinen ayırma kuramının gereği olarak ücret geliri emeğe dayalı olduğu için diğer gelir unsurlarına göre bazı ayrıcalıklara sahip bulunmaktadır. Ayırma kuramının gereği olarak ücret gelirlerine uygulanan vergi tarifesinin farklılaştırılmış olması, asgari geçim indirimi ve engellilik indirimi gibi uygulamalar mevcut olmakla birlikte, ücretlilerin vergi yükünün azaltılması için hala yapılacak birçok düzenleme bulunmaktadır. Ancak, emeğin, sermaye gelirlerine göre daha çok vergisel teşvik ve ayrıcalıklara sahip olması gerekmektedir.

  • Uzlaşma uygulaması ilk olarak Türk Vergi Sistemine 1963 yılında girmiştir. İlk halinde sadece tarhiyat sonrası uzlaşma yer alırken, daha sonra 1986 yılında tarhiyat öncesi uzlaşma kurumu yürürlüğe girmiştir. Vergi İdaresi tarafından mükellefler hakkında yapılan tarhiyatlarda mükelleflerin idari başvuru yolları uzlaşma, dava açma, cezalarda indirim ve idari mercilere başvurudur. Vergi dairesince yapılan tarhiyatlarda mükelleflerin sıkça başvurduğu idari başvuru yollarından biri de uzlaşma talebidir. Uzlaşma hükümleri vergi idaresi ile mükellefler arasında, verginin tarh edilmesi ve/veya cezanın kesilmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların, yargı organlarına intikal etmeden çözümlenmesini sağlamaktadır. Vergi idaresince yapılan inceleme sonucunda ortaya çıkan fark matrah üzerinden ikmalen, re?sen veya idarece vergi tarh edilmektedir. Söz konusu tarhiyat mükellefe ihbarname ile tebliğ edilmekte ve ihbarnameyi tebellüğ eden mükellefler yargı yoluna başvurmadan önce, uzlaşma talebinde bulunabilmektedir. Ayrıca, tarhiyat öncesi uzlaşma ile vergi incelemesine dayanarak salınacak vergi ve cezalarda henüz vergi salınmadan ve ceza kesilmeden önce İdare ile mükellef görüşerek uzlaşma sağlayabilmektedir.

  • Hiç yorum bulunmuyor..