7.12.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda çok önemli değişiklikler yapılmıştır. Gerçek kişilerin elde ettikleri gelirin vergilendirilmesini esas alan gelir vergisi uygulamasında, uzun yıllar sonrasında vergide adalet ve eşitlik ilkesinin gereği olarak az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınmasını esas alan düzenlemeler yapılmıştır. Yapılan düzenlemelerle yıllık beyanname veren mükellef sayısının artırılması hedeflenmiş ve bunu yaparken de ek bir vergi konmadan mevcut istisna ve muafiyetler kaldırılarak veya daraltılarak gelir vergisi mükellefiyet tabanı genişletilmiştir. Özellikle gelir seviyesi yüksek olmasına rağmen beyanname vermeyen sporcular, hakemler, telif kazancı elde eden yazarlar ve sanatçılar ile tek işverenden ücret geliri olan ücretliler beyanname verecek mükellefler kapsamına alınmıştır. Ayrıca, yüksek gelir elde eden gelir vergisi mükelleflerine yönelik olarak da vergi tarifesine yeni bir gelir dilimi ve vergi oranı eklenerek, yüksek gelir elde edenlerin daha yüksek oranda vergiye tabi tutulması sağlanmıştır.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.

VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

İmdat TÜRKAY Gelir İdaresi Grup Başkanı, Hazine ve Maliye Bakanlığı

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • 7.12.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda çok önemli değişiklikler yapılmıştır. Gerçek kişilerin elde ettikleri gelirin vergilendirilmesini esas alan gelir vergisi uygulamasında, uzun yıllar sonrasında vergide adalet ve eşitlik ilkesinin gereği olarak az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınmasını esas alan düzenlemeler yapılmıştır. Yapılan düzenlemelerle yıllık beyanname veren mükellef sayısının artırılması hedeflenmiş ve bunu yaparken de ek bir vergi konmadan mevcut istisna ve muafiyetler kaldırılarak veya daraltılarak gelir vergisi mükellefiyet tabanı genişletilmiştir. Özellikle gelir seviyesi yüksek olmasına rağmen beyanname vermeyen sporcular, hakemler, telif kazancı elde eden yazarlar ve sanatçılar ile tek işverenden ücret geliri olan ücretliler beyanname verecek mükellefler kapsamına alınmıştır. Ayrıca, yüksek gelir elde eden gelir vergisi mükelleflerine yönelik olarak da vergi tarifesine yeni bir gelir dilimi ve vergi oranı eklenerek, yüksek gelir elde edenlerin daha yüksek oranda vergiye tabi tutulması sağlanmıştır.

  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda gelirin kapsamı içinde yer alan yedi gelir unsurundan biri olan ücret geliri, gerek vergilendirme kapsamındaki kişi sayısı gerekse vergilendirme tekniği açısından diğer gelir unsurlarına göre ayrı bir yeri ve önemi bulunmaktadır. Çünkü ücret gelirinin genel vergilendirme şekli yıllık beyanname vermek suretiyle değil, nakten veya hesaben hizmet erbabına işverenler tarafından ücret ödemesinin yapıldığı anda tevkifat (kesinti) yapılarak olmaktadır. Vergi hukukunda bilinen ayırma kuramının gereği olarak ücret geliri emeğe dayalı olduğu için diğer gelir unsurlarına göre bazı ayrıcalıklara sahip bulunmaktadır. Ayırma kuramının gereği olarak ücret gelirlerine uygulanan vergi tarifesinin farklılaştırılmış olması, asgari geçim indirimi ve engellilik indirimi gibi uygulamalar mevcut olmakla birlikte, ücretlilerin vergi yükünün azaltılması için hala yapılacak birçok düzenleme bulunmaktadır. Ancak, emeğin, sermaye gelirlerine göre daha çok vergisel teşvik ve ayrıcalıklara sahip olması gerekmektedir.

  • “Vergi mükellefleri, devletin tatil izni, hastalık izni ve resmi izni olmayan çalışanlarıdır” Anonim Devletin yapmış olduğu kamu harcamalarının temel finansman kaynağı olan vergilerin cebri yöntemlerden ziyade gönüllü olarak ödenmesini sağlamak günümüzde vergi idarelerinin öncelikli hedeflerinden biri haline gelmiştir. Toplumda yaşayan bireylerin vergiye gönüllü uyumunu etkileyen birçok faktör bulunmakta olup bunları; ahlaki, psikolojik, hukuki, kültürel, kurumsal, siyasal, yönetsel, dinsel vb. faktörler olarak sıralamak mümkündür. Vergi sistemleri oturmuş, kayıtdışı ekonomi seviyesi düşük ve toplumsal vergi bilinci yüksek ülkelerde mükelleflerin vergiye gönüllü uyumu da yüksek olmaktadır. Mükelleflerin vergiye gönüllü uyumlarını etkileyen bireysel ve toplumsal faktörler ülkeden ülkeye değişkenlik göstermektedir. Günümüzde, birçok ülke artık vergi kaçırmayı engellemek için vergiye gönüllü uyumu destekleyen uygulamaları hayata geçirmeye başlamıştır.

  • Hiç yorum bulunmuyor..