Tebliğ işlemi vergi uygulamalarında önem arz eden bir konudur. Vergi mevzuatı uyarınca tarh işlemi ancak yapılan işlemin tebliği ile hüküm ifade etmektedir. 2018 yılında yapılan yasal değişiklikle MERNİS adresinin de bilinen adreslere dahil edilmesi bu konuyu daha da önemli hale getirmiş ve beraberinde çeşitli sorunların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Çalışmamız 2018 yılında vergi mevzuatına dahil edilen MERNİS adresinde yapılan/ yapılmayan tebliğ işlemlerini konu etmektedir.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.

VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

İsmet POLAT Yeminli Mali Müşavir, E. Vergi Müfettişi

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • Tebliğ işlemi vergi uygulamalarında önem arz eden bir konudur. Vergi mevzuatı uyarınca tarh işlemi ancak yapılan işlemin tebliği ile hüküm ifade etmektedir. 2018 yılında yapılan yasal değişiklikle MERNİS adresinin de bilinen adreslere dahil edilmesi bu konuyu daha da önemli hale getirmiş ve beraberinde çeşitli sorunların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Çalışmamız 2018 yılında vergi mevzuatına dahil edilen MERNİS adresinde yapılan/ yapılmayan tebliğ işlemlerini konu etmektedir.

  • Yasal dayanağını iYUK'un 27.maddesinden alan ihtirazı kayıtla beyan müessesesinin kapsamı, şartları ve kabulü konusunda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu beyanlar üzerine tarh edilen vergilere karşı dava açma süresinin başlangıcı da diğer vergi davalarına göre özellik arz etmektedir. Ancak bu konuda da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. ihtirazı kayıtla beyan edilip ödendikten sonra yargı kararına göre iade edilen vergi için Mükellef lehine gecikme faizi uygulanıp uygulanmayacağı konusu öteden beri tartışılmaktadır. Danıştay Yedinci Dairesinin 24.02.2005 tarih ve 2005/237 sayılı kararı da bu açıdan önem arz etmektedir. Yine, 4731 sayılı kanunun 4/c maddesiyle VUK'un 112.maddesine eklenen beşinci bentle, mahkeme kararına göre mükellefe iade edilen verginin yine mahkeme kararına göre geri istenmesi durumunda, iade tarihinden yargı kararının vergi dairesine tebliği tarihine kadar geçen süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında gecikme faizinin hesaplanacağı hükme bağlanmıştı. Bu hüküm de yeni tartışmaların ortaya çıkmasına neden olmuştur. İhtirazı kayıtla beyan müessesesi ve bu müessesenin yukarıda bahsedilen tartışmalar ve Danıştay kararları çerçevesinde irdelenmesi bu yazımızın konusunu te ş kil etmektedir.

  • Yatırımların teşviki amacıyla başvurulan maliye politikası araçlarından biri de vergisel teşviklerdir. Ülkemizde de uzun yıllar uygulanmış olan yatırım indirimi istisnası bu yöndeki vergisel teşviklerden biridir. Zaman zaman çeşitli tartışmalara yol açan bu müessese 2006 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak, mükelleflerin bu müesseseden kaynaklı geçmişten gelen haklarını kullanmaları için yapılan geçici düzenlemeler nedeniyle, istisna halen güncelliğini korumaktadır. Çalışmamızda, yatırım indirimi müessesesinden faydalanma hakkı bulunan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 2013 yılı gelirlerinin beyanında göz önünde bulundurmaları gereken hususlar konu edilmiştir.

  • Hiç yorum bulunmuyor..