Modern vergi hukukunun temel tarh usulü
olan beyan usulünde mükellefler, 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu’nun 378. maddesi uyarınca kendi
beyan ettikleri matrahlara karşı kural olarak
dava açamamaktadır. Ancak ihtirazi kayıt müessesesi
bu kuralın istisnasını oluşturmaktadır.
Bu müessese mükelleflere, vergiye tabi olup olmadığı
konusunda tereddüt ettikleri matrahları
beyan ederken dava haklarını saklı tutma imkânı
tanımaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu’nun 27. maddesinin dördüncü fıkrasında
düzenlenen müessesenin kapsamı tartışmalı
olup, özellikle kanuni süresinden sonra verilen
beyannamelere ihtirazi kayıt konulup konulamayacağı
ve bu kaydın dava açma hakkı doğurup
doğurmayacağı hususlarında yerleşik bir içtihat
bulunmamaktadır. Uygulamada her iki yönde kararlar verilmektedir. Bu çalışmada, ihtirazî kayıtla
verilen beyannamelere ilişkin Anayasa Mahkemesi
kararları, ölçülülük ilkesinin elverişlilik,
gereklilik ve orantılılık unsurları çerçevesinde
incelenmiştir. İnceleme bulguları, kanun koyucunun
ihtirazî kayıt müessesesini; süresinden sonra
verilen düzeltme ve pişmanlık beyannamelerini
de içerecek biçimde, dava açma şartları ile
idarenin zorlayıcı işlemlerinin hukukî sonuçlarını
açık ve öngörülebilir bir yasal çerçevede yeniden
düzenlemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler: Beyan Usulü, İhtirazi
Kayıt, Ölçülülük İlkesi, Anayasa Mahkemesi.
JEL Sınıflandırma Kodları: H2, K10, H20.
Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!
Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.