Süreklilik varsayımı, muhasebe teorisinde
maliyet esaslı ölçümü meşrulaştıran temel bir
ilkedir; ancak mutlak değil, koşullu bir kabuldür
ve işletmenin faaliyetini sürdüremeyeceğine dair
belirsizlik ortaya çıktığında ölçüm paradigması
da değişmek zorundadır. Bu çalışma, bu paradigma
değişiminin somut biçimde gözlemlendiği
konkordato sürecini muhasebe teorisi ve
finansal raporlama standartları perspektifinden
incelemektedir. Türk hukukunda Konkordato
Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik,
borçlu işletmelerden eş zamanlı olarak
vergi mevzuatı esaslı son bilanço, süreklilik
varsayımına dayalı BOBİ FRS/TFRS ara bilançosu
ve tasfiye senaryosunu esas alan rayiç değer
bilançosu istemektedir. Doküman analizi
ve kavramsal-doktriner yöntemle, süreklilik ve gerçeğe uygun değere ilişkin ulusal-uluslararası
standartlar ve akademik literatür bir araya getirilmiştir.
Çalışmanın vardığı sonuç, rayiç değer
bilançosunun süreklilik esaslı bilançonun yerini
almadığı, aksine alacaklıya devam ve tasfiye senaryolarının
parasal karşılığını sunan tamamlayıcı
bir karar destek aracı olduğudur; ihtiyatlılık
ve gerçeğe uygun sunum ilkeleri bu ölçüm esası
değişimini meşrulaştırmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Süreklilik varsayımı,
rayiç değer bilançosu, konkordato, ihtiyatlılık,
tasfiye esası.
JEL Sınıflandırma Kodları: M41, M42, G33,
K22.
Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!
Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.