Akıllı sözleşmeler, yapısal özellikleri gereği otomasyon, şeffaflık ve değiştirilemezlik avantajlarıyla özellikle vergi gelirlerinin kaynağında kesilmesi (tevkifat) ve transfer fiyatlandırması gibi spesifik alanlarda, bu teknoloji süreçlerin hızlanmasına ve operasyonel hata payının düşürülmesine önemli katkılar sağlayacaktır. Buna karşın, Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar (DAO) ve anonim işlemler gibi merkeziyetsiz yapılanmalar, vergi yükümlülüğünün belirlenmesi ve vergi mükelleflerinin tanımlanması konusunda mevcut vergi sistemlerinin temel varsayımlarını zorlamaktadır. Mevzuatta kripto varlıkların hukuki statüsüne ilişkin belirsizlikler, vergiyi doğuran olayın ve matrahın tespitini karmaşık hale getirmekte; farklı sınıflandırma yaklaşımları, vergisel sonuçlar üzerinde ciddi değişikliklere neden olmaktadır. Blok zinciri tabanlı akıllı sözleşmelerin vergi idareleriyle uyumlu hale getirilmesi durumunda, denetim, tahsilat ve beyan süreçlerinin gerçek zamanlı, güvenilir ve maliyet etkin bir yapıya dönüştürülme ihtimali güçlenecektir. Bu çalışmada, dijitalleşen ekonomi bağlamında, değişim ve dönüşüm süreçlerinin etkisi altında kalması beklenen vergi hukukunun; teknik altyapı, mükellefiyet ve denetim gibi alanlarda geniş kapsamlı bir uyum sürecine gereksinim duyduğu vurgulanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Akıllı Sözleşmeler, Vergi Hukuku, Blok Zinciri, Mükellefiyet, Tevkifat, Katma Değer Vergisi (KDV) ve Gelir Vergisi. JEL Sınıflandırma Kodları: H20, K30, K34.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.