Bu çalışma, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2025 tarihli “Aroutsidis/Yunanistan” kararını inceleyerek, ceza ve idari yargılamaların aynı fiil üzerinden bağımsız biçimde yürütülmesinin birey hakları üzerindeki etkilerini analiz etmektedir. Söz konusu kararda, ceza yargılamasında beraat eden bir mükellefe aynı fiilden dolayı idari para cezası uygulanması, masumiyet karinesinin (AİHS Md. 6/2) ihlali olarak değerlendirilmiştir. AİHM, daha önce “A. ve B./Norveç” kararında çifte yaptırım uygulanmasına belirli şartlar altında onay vermişken, Aroutsidis kararında beraat kararının yargı kolları arasında dikkate alınmamasını farklı bir ihlal olarak tanımlamıştır. Çalışmada öncelikle ilgili temel ilkeler teorik düzeyde açıklanmakta, ardından Aroutsidis kararı sistematik biçimde incelenmekte ve bu kararın Türkiye’deki vergi-ceza yargılamalarına etkileri değerlendirilmektedir. Özellikle sahte belge kullanma gibi vergi suçlarında hem ceza yaptırımlarına hem de idari yaptırımlara maruz kalınmasının yol açtığı çelişkili kararların, hukuki güvenlik ilkesini zedelediği gösterilmiştir. Sonuç olarak çalışma, Aroutsidis kararını bir içtihat zenginleştirmesi olarak nitelendirmekte ve Türkiye bakımından normatif reform ihtiyacına dikkat çekmektedir. Anahtar Kelimeler: Masumiyet Karinesi, Ne bis in idem ilkesi, Vergi ceza hukuku JEL Sınıflandırma Kodları: K34, K42, H26.
213 sayılı vergi Usul Kanununda vergi cezalarını ortadan kaldıran veya azaltan çeşitli düzenlemeler yer almaktadır. Bu düzenlemeler genel olarak söz konusu kanunun ceza hükümleri kitabında bir araya toplanmıştır. Çalışmamızda öncelikle, pişmanlık ve ıslah müessesesi ele alınmış; mükelleflerin belirli şartları yerine getirmesi halinde vergi ziyaı cezası ve vergi kaçakçılığı suçları açısından müesseseden faydalanabileceği vurgulanmıştır. Kanun yolundan vazgeçme müessesesi ile vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı açılan davalarda hızlı ve etkili bir çözüm sunularak, vergi yükümlülüklerinin kısa sürede kesinleşmesi sağlanmaktadır. Bu düzenlemenin adli değil idari bir çözüm yolu sunduğu ve yargı yükünü hafiflettiği belirtilmiştir. Etkin pişmanlık müessesesi ise Türk Ceza Kanunu çerçevesinde suç işlendiğinde failin zararı gidermesi ve cezada indirim sağlanması yönünde teşvik ederken, 2022 düzenlemeleriyle vergi suçlarına da uygulanabilir hale gelmiştir. Vergi kaçakçılığı suçlarında etkin pişmanlık, vergi ve cezalarda indirim fırsatı sunmakta, ancak uygulamadaki belirsizlikler ve ödeme şartlarının kapsamı ile ilgili çeşitli sorunlar yaşanmaktadır. Bu çalışma, pişmanlık ve ıslah müessesesi, kanun yolundan vazgeçme ve etkin pişmanlık düzenlemelerinin vergi ihtilafları üzerindeki etkilerini değerlendirerek, bu müesseselerin etkinliğini ve uygulamadaki sorunları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Pişmanlık ve Islah, Etkin Pişmanlık, Kanun Yolundan Vazgeçme JEL Sınıflandırma Kodları: K34, E62, H21
Vergilendirme geleneksel anlamda finansal istikrar, ekonomik büyüme ve enflasyonla mücadele amacına ulaşma aracı olmasının yanında ülke ekonomilerinin en önemli gelir kaynağı oluşturur. Ancak son yıllarda vergi politikaları, özellikle gelişmekte olan ülkelerde yabancı sermayenin ülke sınırlarına çekilme amacını gerçekleştirmeye yönelik olarak da uygulanıyor. Bunun karşılığında vergi gelirlerinden fedakârlık edilmesiyle ülkeler arasında oluşan vergi rekabeti uluslararası literatürde “race to bottom” terimiyle ifade edilen “dibe doğru yarış” kavramını ortaya çıkarıyor. Bu çalışmada vergi rekabetinin sebepleri ve amaçları ile ülke ekonomileri üzerindeki etkileri açıklanarak küresel vergi rekabetinin zararlı etkilerinin önüne geçilebilmesi için uluslararası anlamda sınırlayıcı çerçevelerin çizilmesi, ulusal anlamda ise ülkelerin yurtdışı kaynaklara odaklanırken yurtiçinde hem toplumu, hem kaynakları üzerinde negatif dışsallık oluşturmamaları gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Vergi Rekabeti, Dibe Doğru Yarış, Küreselleşme JEL Sınıflandırma Kodları: H23, H26,H30