Vergi açığı, potansiyel vergi hasılatı ile fiilen
toplanan vergi gelirleri arasındaki farkı ifade
etmektedir. Vergi oranlarının belirli bir düzeyin
üzerine çıkarılarak gelir artırımının sınırlı olması
ve yeni vergilendirilebilir alanların tespit edilememesi,
vergi açığının araştırılmasını ve bu
açığa yol açan faktörlerin azaltılmasını zorunlu
kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, makro yöntem
kullanılarak Türkiyede gelir üzerinden alınan
vergiler bakımından vergi açığını hesaplamak
ve 2006-2023 dönemine ilişkin bulgular çerçevesinde
değerlendirmektir. Bu doğrultuda vergi
açığının tanımı, bileşenleri ve ölçüm yöntemleri
incelenmiş; ulusal hesapların makro model çerçevesinde dönüştürülmesiyle elde edilen istatistiki
verilerden hareketle gelir vergisi ve kurumlar
vergisi açıkları ayrı ayrı hesaplanmıştır. Çalışmanın
temel bulguları şöyle özetlenebilir: Toplam
vergi açığı 2006 yılında 175,7 milyar TL iken 2023
yılında yaklaşık 21,4 kat artışla 3.766,7 milyar
TLye ulaşmıştır. 2023 yılı itibarıyla toplam açığın
%63,2si uyum açığından, %36,8i ise politika
açığından kaynaklanmaktadır. 2021 sonrasındaki
belirgin artışta enflasyon oranlarındaki ivmelenme
ve Covid-19 salgını kapsamında uygulanan
vergisel teşvik önlemleri belirleyici etkenler olarak
öne çıkmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Vergi Açığı, Uyum Açığı,
Politika Açığı, Vergi Harcaması, Gelir Vergisi, Kurumlar
Vergisi
JEL Sınıflandırma Kodları: H20, H24, H26,
E26
Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!
Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.