VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

* E. Vergi Başmüfettişi, MSc in Taxation (University of Oxford)

Ali EKMEN*





  • Dijital ekonominin vergilendirilmesi çoğu zaman kârın nerede doğduğu ve hangi ülke tarafından vergilendirileceği sorusu etrafında ele alınmaktadır. Ancak dijital platformların yarattığı vergisel sorunlar kâr paylaşımıyla sınırlı değildir. Platformlar, vergilendirilmesi güç gelirlerin yanında, yanlış bilginin yayılması, mahremiyetin zayıflaması ve kullanıcı dikkatinin ticari bir kaynağa dönüştürülmesi gibi fiyatlara çoğu zaman yansımayan toplumsal maliyetler de doğurmaktadır. Bu makalede, dijital platformların gelir modelleriyle bağlantılı bu maliyetlerin vergi politikası içinde nasıl değerlendirilebileceği incelenmektedir. Yanlış bilgi, mahremiyet kaybı ve dikkat sömürüsü, Pigouvian vergileme yaklaşımından hareketle ele alınmakta; vergi hukukunun bu zararları tamamen görmezden gelmesinin gerçekten tarafsız bir tercih olup olmadığı sorgulanmaktadır. Dijital dışsallıklar, Dijital Hizmet Vergisi benzeri gelir merkezli araçların yerine geçecek yeni bir vergi başlığı olarak değil, bu araçların eksik bıraktığı toplumsal maliyet boyutunu tamamlayan ayrı bir çerçevede değerlendirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Dijital ekonomi, negatif dışsallıklar, Pigouvian vergileme. JEL Sınıflandırma Kodları: H23, K34, O33

  • Bu makale, uluslararası vergi hukukunun dijital ekonomi karşısında yaşadığı dönüşümü, teknik uyum sorunlarının ötesinde, kavramsal bir kriz olarak ele almaktadır. Klasik vergi mimarisi, ekonomik değerin fiziksel varlık ve coğrafi yerleşiklik üzerinden üretildiği bir dönemin varsayımlarına dayanırken, günümüzde değer giderek veri, yazılım, algoritmalar ve kullanıcı etkileşimi üzerinden oluşmaktadır. Kaynak ve ikamet ayrımı, daimi işyeri ve emsal bedel ilkesi gibi temel kavramların, maddi olmayan varlıkların ölçeklenebilirliği ve kullanıcı katkısının görünmezliği karşısında açıklayıcılığını yitirdiği ileri sürülmektedir. Google ve Apple örnekleri, “vatansız gelir”(stateless income) olgusunun istisnai vergi planlamalarından ziyade yapısal bir soruna işaret ettiğini göstermektedir. OECD’nin İki Sütunlu reformu kapsam, karmaşıklık ve dağıtımsal adalet bakımından değerlendirilmekte; bu yaklaşımın dijital değer yaratımının özüne tam olarak nüfuz edemediği savunulmaktadır. Makale, kalıcı bir çözümün, vergileme yetkisini dijital değer üretiminin gerçek kaynaklarıyla yeniden ilişkilendiren, adalet merkezli bir kavramsal dönüşümü zorunlu kıldığı sonucuna varmaktadır. Anahtar Kelimeler: Dijital ekonomi, Uluslararası vergi hukuku, OECD İki Sütunlu yaklaşım JEL Sınıflandırma Kodları: H87, H25, F38

  • Bu makalede OECD’nin Tax Administration 3.0 yaklaşımı, Türkiye’nin dijital vergi kapasitesi çerçevesinde değerlendirilmekte; beyan esaslı geleneksel vergi idaresinden olay-tabanlı ve veri-merkezli bir modele geçiş imkânları tartışılmaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı ve Vergi Denetim Kurulu verileri, e-Fatura, e-Beyanname, Dijital Vergi Dairesi ve risk analiz sistemleri sayesinde güçlü bir teknik altyapı oluştuğunu, ancak mevzuatın makine-okur formata dönüştürülmesi, kurumlar arası veri entegrasyonu ve algoritmik denetim kapasitesinin kurumsallaşması alanlarında önemli boşluklar bulunduğunu göstermektedir. Estonya, Finlandiya ve İspanya örnekleri, Türkiye’nin 3.0 vizyonuna uyum için hukuki çerçevenin olay-tabanlı vergisel doğum kurallarıyla güncellenmesini, kurumsal yapının veri ve yazılım uzmanlarıyla güçlendirilmesini ve verginin doğrudan ekonomik olaylardan türetildiği bir dijital ekosistem tasarımına ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Vergi İdaresi 3.0, dijital vergi dönüşümü, ekosistem yönetişimi. JEL Sınıflandırma Kodları: H26, H27, O33.